Emo Makyajı
Makyajda da sanatta olduğu gibi “chiaroscuro” olarak adlandırılen ışık ve gölge tekniğinin iki basit kuralını bilmek gerekir: Açık renkler ışık verir ve hacim kazandırır, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür. “Chiaroscuro” ışık ve gölge tekniğini makyaja uyguladığımızda, açık renkler, yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümlerini yumuşatmak için; koyu renkler ise, çok geniş bölümleri daraltmak, uzun bölümleri kısa göstermek için kullanılır. İki ayrı renk yan yana geldiğinde çarpıcı bir zıtlık ortaya çıkar. Buna kontrast denir.
Makyajdaki temel prensip, bu kontrastlardan yararlanarak yüzdeki kusurları düzeltmektir. Örneğin, burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz normalden daha kısa ve ince görünecektir. Aynı yoğunlukta ama aynı olmayan iki rengi yan yana koyarsak, parlak olan renk her zaman daha açık görünür. Aynı koyuluktaki mavi ile sarıyı yan yana koyduğumuzda mavinin daha koyu görünmesi gibi.
Siyah ve beyaz, ışık ve tonun en güçlü kontrastını yaratan iki renktir. Siyah, koyu ve tonludur. Saf ve duru bir rengin yanında daha parlak görünür. Diğer yandan beyaz, şeffaf ve durudur. Tüm renkler beyazın yanında koyu görünür. Siyah, karıştırıldığı rengi kasvetli yapar ve parlaklığını azaltır; beyaz ise canlandırır.
Kontrast sadece açık ve koyu veya sıcak ve soğuk renklerin bir araya gelmesiyle oluşmaz. Tamamlayıcı kontrastlar da vardır. Bunlar bir araya gelince birbirlerini takviye eden renklerdir. Birbirleriyle karışınca ise, yok olup gri-kahve bir renk alırlar. Tamamlayıcı kontrastlar, özellikle göz makyajında gölgeyi nötralize etmek ve göz rengini ortaya çıkarmak için sıkça kullanılır. Kahve-turuncu, mor-pembe göz farı uygulamaları gibi.
Hızlı makyaj yaparken
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün.
Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.
Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.
Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise
ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her
renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir
bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.
Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.
Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
Piercing Hakkında
–İnsan Anatomisi ve Piercing
–Piercing Tarihi
–Piercing Bölgeleri
–Kanama ve Tramvada Piercing Sorunları
–Uygulama
–Çıkabilecek Problemler
–İyileşme Süreleri
–Bakım
İNSAN ANATOMİSİ VE PİERCİNG
Bir yetişkinin bedenini kaplayan deri 3 metrekareden biraz fazladır
ve ağırlığı tüm vücut ağırlığının %15 i kadardır. 1 cm kare deride
milyonlarca hücre ve binlerce sinir ucu vardır. Ortalama deri kalınlığı
yine yetişkin bir insanda 25 mm ye kadar olmakla beraber yer yer çok
ince (örn. göz kapağı) yer yer de çok kalındır (el araları ve ayak
tabanı)
-Bölge önce antiseptik solüsyon ile sterilize edilmelidir.
-Takılacak ürünün mm sine göre işaret kalemi ile deri
işaretlenir,işaretli bölge pens ile kilitlenip cool spray ile soğutulup
(uyuşturulup) delim gerçekleştirilir.
-Bölgeye takı taktıktan sonra antiseptik solüsyon ile temizlenir. Bu
solüsyon ve krem uygulamasının ardından takı takılan bölge 24 saat su
ile temas ettirilmemek kaydıyla antiseptik solüsyon ve antibiyotik
pomad uygulanır.
-Günde bir kez bu tedavi uygulanır, tedavi minimum 6 hafta devam ettirilir.
PİERCİNG TARİHİ
The Lancet’de yayınlanan bir araştırmaya göre, piercing hemen hemen tüm kabilelerde yapıldı ve yapılıyor. Farklı amaçlarının yanı sıra acıya dayanma gücünü ölçmede bile kullanılıyor. Piercing çoğu toplumda ergenlikten erkekliğe geçişin tescili. Birçok kabilede piercing’le birlikte vücuda dövme, bileklikler, ağır bilezikler, zincirler, penise demir, taş, kamış halkalar uygulanıyor.
Mayalı soylular dillerini ve genital organlarını yine dini
törenlerde kan akıtmak amacıyla deldiriyorlardı. Kuzey Amerikalı
yerliler de göğüs piercing’lerinden asılarak dini törenlerde farklı
bilinç düzeylerine ulaşmak isterlerdi.Asya’da şamanlar dini törenlerde
transa geçmenin göstergesi olarak yanak ve dillerine geçici piercing
uyguluyor. Yine Sufiler, Hindistan, Sri Lanka ve Malezya’daki Hindular
da aynı amaçla piercing’e başvuruyor.
Tarih boyunca piercing birçok farklı kültür tarafından uygulandı.
Tarihte genel anlamda piercing aristokrasiyle özdeşleştirilir,
üretkenlik ve cesareti çağrıştırırdı. Mısırlı firavunlar göbek
deliklerine ritüel olarak piercing uygular, Romalı savaşçılar
erkekliklerini göstermek için göğüslerine piercing yapardı. Maya
kültüründe ise dil piercingi ruhani bir ritüeldi.
Tarihte uygulanan piercing ile günümüzde uygulanan arasındaki en büyük
fark kişinin kendi seçimi olan dışavurumculuğudur. Daha toleranslı olan
günümüz toplumunda insanlar, birçok nedene dayanarak piercing
yaptırabilir ve bu nedenler belirli kurallara bağlı değildir. Ayrıca,
yapılan piercing sarkmadığı sürece geçici olarak da görülebilir:
piercingi çıkararak eski görünüme dönülebilir. Yine de bu uygulama
iyice düşünülmeden ve sonuçları hakkında etraflı bilgi almadan
yapılmaması gereken önemli bir karardır.
İkinci Dünya Savaşı’ndan kısa süre sonra Almanya’da dil, meme ucu ve dudaklara piercing’ler sıkça yapılmaya başlandı. Piercing’e sıklıkla dövme eşlik ediyordu. 1970′lerin sonlarına doğru dövme ve piercing Avrupa’da yeniden doğdu. Punklar bu yolla karşı kültür oluşturdu. Piercing, ABD ve İngiltere’de homoseksüel ve sado-mazoşistler arasında da yayıldı. Müzisyenler, film yıldızlarından da rağbet gördü. Son 20 yıldır ABD, İngiltere, Fransa, Almanya başta olmak üzere Batılı ülkelerde giderek artan oranda rağbet görmeye başladı. Çeşitlendi. Sadece marjinallerin tercihiyken, ergenler arasında giderek daha fazla popüler oldu. Türkiye’ye de ulaştı ve özellikle büyük kentlerde yayıldı.
PİERCİNG BÖLGELERİ
Kulak: Kulağın 12 farklı yerine yapılabiliyor. En
fazla bilinen ve uygulanan piercing. Burun kanatları: Orijini Hindistan
ve Güney Asya. Batı toplumlarında moda olduğu için yapılıyor.
Burun kökü: Orijini Avrupa ve Kuzey Amerika. 20′nci yüzyılda gelişti.
Kaş: 20′nci yüzyıl Avrupa ve Kuzey Amerika orijinli.
Dil: Kökeni Mayalar, Şamanlar ve Hindular. Dini
törenlerde, kalıcı olmayan piercing’lerin tersine Batılı toplumda
delindikten sonra mücevher takılıyor.
Göbek: Mısır’da asalet simgesi olarak rahipler ve
aristokratlara özgü olduğu yönünde mitler var. Ancak 20′nci yüzyıl
Avrupa ve ABD orijinli.
Kadın genital organları: Dış ve iç dudak, klitorise takılır. Orijini 20′nci yüzyıl Avrupa ve ABD.
Erkek genital organları: Penis ve testisler olmak
üzere 9 ayrı bölgeye takılıyor. Kimileri zenginlik ve erkeklik simgesi
olarak, kimileri partnerini cinsel olarak uyarmak ve zevk vermek için,
kimileri ereksiyonu kolaylaştırmak için kullanıyor. Dekoratif amaçla
kullananlar da var! Her noktanın farklı bir orijini var. Endonezya’dan
Arap ülkelerine, Eski Roma’dan Yahudilere kadar.
KANAMA VE TRAVMADA PIERCING SORUNLARI
Paris, New York ve Kaliforniya’da bulunan bir piercing dükkanlar
zincirinde yılda en az 30 bin yeni piercing yapılıyor.Piercing’in
yaygınlaşması buna bağlı sorunların da görülme sıklığını artırdı.
İngiltere’de 1999′da yapılan bir çalışmada aile hekimlerinin yüzde 95′i
piercing’den kaynaklanan bir komplikasyon gördüğünü bildirdi. ABD’de
yapılan bir araştırmada da piercing yaptıranların yüzde 17’si özellikle
göbekle ilişkili kanama, doku travması veya bakteriyel enfeksiyon
yaşadığını açıkladı.Kanama, travma gibi acil durumlarda piercing sorun
yaratıyor. Bazen kaza geçirenlerde, ağız ve dildeki mücevherler, nefes
yolunun açılmasına izin vermeyebiliyor. Ya da zorlaştırıyor ve zaman
kaybettiriyor.
UYGULAMA
Piercing yapılacak mekan temiz ve hijyenik olmalı, ayrıca çok iyi
aydınlatılmalıdır. Piercing yapacak kişinin “autoclave” denen ve ısı
sterilizasyonu yapan bir makinesi bulunmalı ve her yeni uygulama için
aletler sterilize edilmelidir. Uygulamanın hemen öncesinde piercingi
yapacak kişinin ellerini iyice yıkaması ve eldiven takması çok
önemlidir. Piercinge ara verilir veya steril olmayan bir şeye
dokunulursa eldivenler mutlaka değiştirilmelidir.Bir iğneyle piercing
yapılacak bölge delindikten sonra aksesuar delikten geçirilir. Bu
uygulama sırasında az miktarda kan akabilir. Doğru şekilde sterilize
edilemeyebileceği ve piercing yapılacak bölgedeki dokuyu
zedeleyebileceği için piercing tabancası kullanılmaması önerilir.
Uygulanacak takı, piercing yapılacak bölgeye göre farklılık gösterir.
Örneğin, dil piercingi yapılırken kısa bir takı kullanmak dil şiştiği
zaman sorun oluşturur. Bu nedenle kullanılacak takı piercing yapılacak
bölgeye uygun seçilmelidir. İltihaplanma veya alerjik reaksiyonlardan
kaçınmak için cerrahi çelik, 14 karat altın, niyobyum veya titanyum
gibi metallerden yapılmış takılar tercih edilmelidir.
ÇIKABİLECEK PROBLEMLER
Çıkabilecek problemler piercing yapılan bölgeyle ilgilidir. Örneğin,
kulak kıkırdağına yapılan piercing, kulak memesine oranla çok daha uzun
sürede iyileşir. Bunun nedeni kıkırdaktaki farklı dokular ve uyku
sırasında bölgeye yapılan baskıdır. Dil piercinglerinde dil çok fazla
şişebilir ancak bu bölgedeki bol kan dolaşımı nedeniyle çok da hızlı
iyileşir. İlerdeki hayatında emzirmek isteyen bir kadın için göğüs ucu
piercingi risklidir; çünkü piercing sırasında bazı süt kanallarında
iltihaplanma olabilir. Göbek deliğine yapılan piercinglerin
iltihaplanma olasılığı dar giysilerin bölgenin hava almasına engel
olması nedeniyle yüksektir. Seçilen takı piercing yapılacak bölge için
doğru değilse yara zor kapanabilir. Takı fazla ince veya fazla kalınsa
vücut bir kıymıktan kurtulmak ister gibi takıdan kurtulmak için
direnecektir. Takının çapının küçük olması durumunda da kan dolaşımına
mani olacağı için yaranın şişmesine ve ağrıya sebep olacaktır.
İYİLEŞME SÜRELERİ
-Kulak kıkırdağı 4 ay - 1 yıl
-Kaş 6 - 8 hafta
-Burun yanları 2 - 4 ay
-Burun önü 6 - 8 ay
-Burun köprüsü 8 - 10 hafta
-Dil 4 hafta
-Dudak 2 - 3 ay
-Göğüs ucu 3 - 6 ay
-Göbek deliği 4 ay - 1 yıl
BAKIM
Takının etrafındaki yaranın kolay kapanması için piercing yapılan
bölgenin etrafı temiz tutulmalıdır. Göbek, göğüs gibi giysi altında
kalan bölgelerdeki piercing yaraları ter veya sürtünme nedeniyle
kolayca iltihap kapabilir. Piercing bölgesi ve takıya dokunmaktan
kaçınılmalıdır.Bölgenin günde en az iki kere anti-bakteriel bir sabunla
temizlenmesi gerekir. Temizlik sırasında yara çevresinde oluşan kabuksu
dokular yavaşça temizlenmeli ve daha sonra bölge iyice
durulanmalıdır.Kabuğun ağrı vermeden nemli kalması için tuzlu su
uygulamak gerekir. 1 bardak temiz kaynamış suya 1 çay kaşığı tuzlu su
katarak bunu yara ve takı çevresine uygulayın. Yara çevresinde iltihap
yoksa fazla kuvvetli temizlik solüsyonlarına ihtiyacınız yok demektir.
Hiçbir aşamada alkol kullanmayın; cildinizi kurutursunuz. Tentürdiyot
kullanırsanız altın takılarınız renklerini kaybedebilir. İyileşme
süresince yaraya dokunmadan önce mutlaka ellerinizi yıkayın ve bölgeye
kimsenin dokunmasına izin vermeyin.Kendi teriniz bile yarayı tahriş
edebileceğinden, terliyorsanız bölgeyi kuru tutmaya çalışın.Daima temiz
çamaşır giyin ve çarşaflarınızı haftada bir değiştirin. Eğer kulak
piercingi yaptırdıysanız telefonunuzu, güneş veya numaralı gözlüğünüzü
bir dezenfektan veya alkol ile temizleyin. Gözlüğün kulağınıza değen
bölgesini sık sık su ve sabunla yıkayın. Dil piercingi yaptırdıysanız
takının uçlarını ara sıra kontrol etmeyi unutmayın: bollaşıp çıkması
halinde dişinizi kırmanız veya uçlardan birini yutmanız gayet
muhtemeldir. Kulak, kaş gibi bölgelerde iyileşme süresince makyajdan
kaçının. Saç spreyi kullanırken bölgeyi bir bezle kapatın.Sıkı giysiler
giymeyin. Yaralı bölgenin iyi havalanması yaranın kapanması için
önemlidir.Yüzerken dikkat edin: umumi veya kalabalık havuzlardan
kaçının. Dudak veya dil piercingi yaptırdıysanız alkolsüz,
anti-bakteriyel bir ağız çalkalama solüsyonunu her öğünden sonra
kullanabilirsiniz. Tuzlu su da aynı görevi görecektir.





























