PİERCİNG TARİHİ
The Lancet'de yayınlanan bir araştırmaya
göre, piercing hemen hemen tüm kabilelerde yapıldı ve yapılıyor. Farklı
amaçlarının yanı sıra acıya dayanma gücünü ölçmede bile kullanılıyor.
Piercing çoğu toplumda ergenlikten erkekliğe geçişin tescili. Birçok
kabilede piercing'le birlikte vücuda dövme, bileklikler, ağır
bilezikler, zincirler, penise demir, taş, kamış halkalar uygulanıyor.
Mayalı soylular dillerini ve genital organlarını yine dini
törenlerde kan akıtmak amacıyla deldiriyorlardı. Kuzey Amerikalı
yerliler de göğüs piercing'lerinden asılarak dini törenlerde farklı
bilinç düzeylerine ulaşmak isterlerdi.Asya'da şamanlar dini törenlerde
transa geçmenin göstergesi olarak yanak ve dillerine geçici piercing
uyguluyor. Yine Sufiler, Hindistan, Sri Lanka ve Malezya'daki Hindular
da aynı amaçla piercing'e başvuruyor.
Tarih boyunca piercing birçok farklı kültür tarafından uygulandı.
Tarihte genel anlamda piercing aristokrasiyle özdeşleştirilir,
üretkenlik ve cesareti çağrıştırırdı. Mısırlı firavunlar göbek
deliklerine ritüel olarak piercing uygular, Romalı savaşçılar
erkekliklerini göstermek için göğüslerine piercing yapardı. Maya
kültüründe ise dil piercingi ruhani bir ritüeldi.
Tarihte uygulanan piercing ile günümüzde uygulanan arasındaki en
büyük fark kişinin kendi seçimi olan dışavurumculuğudur. Daha
toleranslı olan günümüz toplumunda insanlar, birçok nedene dayanarak
piercing yaptırabilir ve bu nedenler belirli kurallara bağlı değildir.
Ayrıca, yapılen piercing sarkmadığı sürece geçici olarak da
görülebilir: piercingi çıkararak eski görünüme dönülebilir. Yine de bu
uygulama iyice düşünülmeden ve sonuçları hakkında etraflı bilgi almadan
yapılmaması gereken önemli bir karardır.İkinci Dünya Savaşı'ndan kısa
süre sonra Almanya'da dil, meme ucu ve dudaklara piercing'ler sıkça
yapılmaya başlandı. Piercing'e sıklıkla dövme eşlik ediyordu.
1970'lerin sonlarına doğru dövme ve piercing Avrupa'da yeniden doğdu.
Punklar bu yolla karşı kültür oluşturdu. Piercing, ABD ve İngiltere'de
homoseksüel ve sado-mazoşistler arasında da yayıldı. Müzisyenler, film
yıldızlarından da rağbet gördü. Son 20 yıldır ABD, İngiltere, Fransa,
Almanya başta olmak üzere Batılı ülkelerde giderek artan oranda rağbet
görmeye başladı. Çeşitlendi. Sadece marjinallerin tercihiyken, ergenler
arasında giderek daha fazla popüler oldu. Türkiye'ye de ulaştı ve
özellikle büyük kentlerde yayıldı.
PİERCİNG BÖLGELERİ
+ Kulak: Kulağın 12 farklı yerine
yapılabiliyor. En fazla bilinen ve uygulanan piercing. Burun kanatları:
Orijini Hindistan ve Güney Asya. Batı toplumlarında moda olduğu için
yapılıyor.
+Burun kökü : Orijini Avrupa ve Kuzey Amerika. 20'nci yüzyılda gelişti.
+Kaş : 20'nci yüzyıl Avrupa ve Kuzey Amerika orijinli.
+ DiL : Kökeni Mayalar, Şamanlar ve
Hindular. Dini törenlerde, kalıcı olmayan piercing'lerin tersine Batılı
toplumda delindikten sonra mücevher takılıyor.
+Göbek : Mısır'da asalet simgesi
olarak rahipler ve aristokratlara özgü olduğu yönünde mitler var. Ancak
20'nci yüzyıl Avrupa ve ABD orijinli.
UYGULAMA
Piercing yapılacak mekan temiz ve hijyenik
olmalı, ayrıca çok iyi aydınlatılmalıdır. Piercing yapacak kişinin
"autoclave" denen ve ısı sterilizasyonu yapan bir makinesi bulunmalı ve
her yeni uygulama için aletler sterilize edilmelidir. Uygulamanın hemen
öncesinde piercingi yapacak kişinin ellerini iyice yıkaması ve eldiven
takması çok önemlidir. Piercinge ara verilir veya steril olmayan bir
şeye dokunulursa eldivenler mutlaka değiştirilmelidir.Bir iğneyle
piercing yapılacak bölge delindikten sonra aksesuar delikten geçirilir.
Bu uygulama sırasında az miktarda kan akabilir. Doğru şekilde sterilize
edilemeyebileceği ve piercing yapılacak bölgedeki dokuyu
zedeleyebileceği için piercing tabancası kullanılmaması önerilir.
Uygulanacak takı, piercing yapılacak bölgeye göre farklılık gösterir.
Örneğin, dil piercingi yapılırken kısa bir takı kullanmak dil şiştiği
zaman sorun oluşturur. Bu nedenle kullanılacak takı piercing yapılacak
bölgeye uygun seçilmelidir. İltihaplanma veya alerjik reaksiyonlardan
kaçınmak için cerrahi çelik, 14 karat altın, niyobyum veya titanyum
gibi metallerden yapılmış takılar tercih edilmelidir.
BAKIM
Takının etrafındaki yaranın kolay kapanması
için piercing yapılen bölgenin etrafı temiz tutulmalıdır. Göbek, göğüs
gibi giysi altında kalan bölgelerdeki piercing yaraları ter veya
sürtünme nedeniyle kolayca iltihap kapabilir. Piercing bölgesi ve
takıya dokunmaktan kaçınılmalıdır.Bölgenin günde en az iki kere
anti-bakteriel bir sabunla temizlenmesi gerekir. Temizlik sırasında
yara çevresinde oluşan kabuksu dokular yavaşça temizlenmeli ve daha
sonra bölge iyice durulanmalıdır.Kabuğun ağrı vermeden nemli kalması
için tuzlu su uygulamak gerekir. 1 bardak temiz kaynamış suya 1 çay
kaşığı tuzlu su katarak bunu yara ve takı çevresine uygulayın. Yara
çevresinde iltihap yoksa fazla kuvvetli temizlik solüsyonlarına
ihtiyacınız yok demektir. Hiçbir aşamada alkol kullanmayın; cildinizi
kurutursunuz. Tentürdiyot kullanırsanız altın takılarınız renklerini
kaybedebilir. İyileşme süresince yaraya dokunmadan önce mutlaka
ellerinizi yıkayın ve bölgeye kimsenin dokunmasına izin vermeyin.Kendi
teriniz bile yarayı tahriş edebileceğinden, terliyorsanız bölgeyi kuru
tutmaya çalışın.Daima temiz çamaşır giyin ve çarşaflarınızı haftada bir
değiştirin. Eğer kulak piercingi yaptırdıysanız telefonunuzu, güneş
veya numaralı gözlüğünüzü bir dezenfektan veya alkol ile temizleyin.
Gözlüğün kulağınıza değen bölgesini sık sık su ve sabunla yıkayın. Dil
piercingi yaptırdıysanız takının uçlarını ara sıra kontrol etmeyi
unutmayın: bollaşıp çıkması halinde dişinizi kırmanız veya uçlardan
birini yutmanız gayet muhtemeldir. Kulak, kaş gibi bölgelerde iyileşme
süresince makyajdan kaçının. Saç spreyi kullanırken bölgeyi bir bezle
kapatın.Sıkı giysiler giymeyin. Yaralı bölgenin iyi havalanması yaranın
kapanması için önemlidir.Yüzerken dikkat edin: umumi veya kalabalık
havuzlardan kaçının. Dudak veya dil piercingi yaptırdıysanız alkolsüz,
anti-bakteriyel bir ağız çalkalama solüsyonunu her öğünden sonra
kullanabilirsiniz. Tuzlu su da aynı görevi görecektir.